5 Tem, 2018

Hem Dativ ve hem de Akkusativ alan edatlar


Bu edatların ne zaman ismin Dativ ne zaman Akkusativ hali ile kullanıldığı hakkında genel bir kural vardır.

..


auf

üstüne, üstünde

in

içine, e, a, ye, ya içinde de, da  

an

e, a, ye, ya bitişiğinde de,da, temas halinde

über

üzerinde, üzerine, hakkında

unter

altında, altına

neben

yanına, yanında

zwischen

arasına, arasında

vor

önüne, önünde


Nerede yani wo soru zamirine cevap veriyorsa ismin Dativ hali ile, nereye  wohin  sorusuna cevap alırsak ise ismin Akkusativ hali kullanılıyor demektir.


Yani cümlede eylem varsa –i hali, eylem yoksa –e hali dir.


Dativ durumu incelersek, Nerede yani wo soru zamirine cevap veriyor



Biz okulda Almanca öğreniyoruz.  Edatının girmesi gereken bu cümleye nerede sorusunu sorarsak.

Biz nerede Almanca öğreniyoruz ?    Okulda . . .

 

die Schule – okul

die Dativde der olur

in der Schule – okulda deriz

             

Wir lernen in der Schule Deutsch. / Biz okulda Almanca öğreniyoruz.

 

Şimdi de ;

Biz okula gidiyoruz, diyelim.

Bu cümlemizde nerede sorusuna cevap alamayız. Bunun yerine nereye sorusunu sorarsak o zaman cevap alabiliriz.

 

Biz nereye gidiyoruz ?   Okula

İşte bu cümlenin in edatı ismin Akkusativ hali demektir.

 

die Schule – okul

die Akkusativde die kalır

in die Schule – okula deriz

Akkusativ hali die ismi tariflerinde die olarak kullanıldığından.

 

Wir gehen in die Schule  / Biz okula gidiyoruz. olur

   

 Diğer örnekler :



Das Kind spielt auf der Strasse. / Çocuk caddede oynuyor.

Das Haus ist neben der Gaststätte. / Ev lokantanın yanındadır.        

Dein Freund ist in der Gaststätte. / Senin lokantada.       

Ich arbeite in der Fabrik. / Ben fabrikada çalışıyorum.      


Ich gehe in die Fabrik. / Ben fabrikaya gidiyorum.         

Wir wollen unseren Urlaub in Spanien verbringen / Biz iznimizi Ispanya’da geçirmek istiyoruz.

Wir fahren in die Türkei. / Biz Türkiye’ye gidiyoruz.       

Das Bild hängt an der Wand. / Resim duvarda asılıdır.          

Er hängt das Bild an die Wand. / O resmi duvara asıyor.           

5 Tem, 2018

Sebep Zarfları (Kausaladverbien)


Bir sebep veya maksat bildiren zarflardır. Bu zarfların soru kelimeleri ise:

..


warum

niçin

weshalb

neden

weswegen

neden dolayı

wozu

hangi maksatla



zu welchem Zweck

 hangi gaye ile 

wofür

niçin 

womit

ne ile

wodurch

ne suretle 

worüber

ne hakkında

 

Bu sorulara cevap veren sebep zarflarında şunlardır:


andernfalls

aksi halde, yoksa

dafür

bunun için

daher

bu sebepten dolayı 

darüber

bunun üzerine, bu hususta 

darum

bunun için



demnach

buna göre 

deshalb

bundan dolayı

deswegen

bu sebepten ötürü 

dazu

bu hususta 



davon

bundan, ondan 

gegebenenfalls

aksi takdirde 

hierdurch

bu suretle 

hierfür

bunun için 

hiermit

bununla 



hierzu

bunun için, buna

sonst

yoksa, başka

meinetwegen

benim yüzümden

deinetwegen

senin yüzünden

   

– Was soll ich dazu sagen?

– Bu hususta ne söyleyebilirim ?


Andernfalls gehe ich zur Polizei.

Ben aksi halde polise gideceğim. 

 

Dafür muss man herz haben!

Bunun için yürek lazım.


Daher frage ich Sie.

Size bunun için soruyorum.


Sonst nicht !

– Baska birsey yok
 

Er hat sich darüber sehr gefreut.

O bunun üzerine çok sevindi.

 

Darum will er nicht heiraten.

– O bunun için evlenmek istemiyor.

 

Demnach muss das richtig sein.

– Bunun buna göre doğru olması lazım.

5 Tem, 2018

Genetiv Halini Alan Edatlar


Genetiv Türkçe’deki alamıyla ismin (- in, ın) halleridir.

..

 

Ali’ın, İsmail’in, Selma’nin kelimelerinde olduğu gibi. Der ve das ismi tariflerinin Genetiv hali des, die ismi tarifinin ise der dir.


Bu şekilde ismi daha doğrusu ismin Artikellerini ve zamirlerini değişime uğratan edatlar şunlardır :



anfangs – başlangıçta

anstalt – yerine

statt – yerine

anstelle – yerine

aufgrund – sebebiyle

ausserhalb – haricinde, dışında

innerhalb – dahilinde, zarfında

trotz – rağmen

um . . . willen – . . . aşkına

wegen – dolayı

während – esnasında, zarfında

infolge – neticesi olarak

 

Bu Genetiv alan edatların karşılarına yazdığımız anlamların dışında ek bir anlamları bulunduğundan karışık olarak birkaç örnek verelim :


 

Er macht wegen ein paar Euro Krach.

– O birkaç Euro için gürültü yapıyor.

Er möchte während der Ferien arbeiten. 

 – O tatil esnasında çalışmak istiyor.

Infolge der Krankheit ist er gestorben.

O hastalığının neticesi öldü.

Sie dürfen während der Arbeit nicht rauchen. 

Sizin iş esnasında sigara içmeniz yasaktır.

Der Brunnen ist auberhalb des Dorfes.

– Çeşme köyün dışında.


Anstatt zu rauchen, kaut er Kaugummi.

O sigara içecegi yerine çiklet çiğniyor.

Aufgrund seiner Fehlzeiten ist er entlassen worden. 

– O devamsızlığı sebebiyle işten çıkarıldı.

Sie müssen innerhalb einer Woche ihren Krankenschein abgeben.

– Sizin bir hafta zarfında Vizite kağıdınızı vermeniz gerekiyor.

Trotz des schlechten Wetters geht er spazieren.

Havanın fena olmasına rağmen o gezmeye gidiyor.

Um Gottes willen.

– Allah aşkına.

5 Tem, 2018

Akkusativ Hale Getiren Edatlar


Prapositionen mit dem Akkusativ. ismin – i hali ile kullanılan ön edatlar şunlardır.

..

bis

e kadar, a kadar

durch

arasından, den, dan sayesinde vasıtasıyla.

entlang

boyunca

für

için

gegen  

karşı

ohne

sızın, sizin, sız, siz

um  

etrafında, saatlerde de, . . . da

 

BISe kadar, . . . a kadar

Yapılan veya yapılması gereken bir işin zaman yönünden ne zaman biteceğini veya bittiğini bildiren bir edattır.

 

Örnekler :

Heute sind die Laden nur bis mittag auf. / Dükkanlar yalnız bugün öğleye kadar açık.

Wir werden heute bis nach Österreich fahren. / Biz bugün Avusturya’ya kadar gideceğiz.

Warten Sie bis ich komme. / Ben gelinceye kadar bekleyiniz.

Wir haben gestern bis 12 Uhr gearbeitet. / Biz dün gece saat 12 ye kadar çalıştık.

Er war bis heute morgen hier. / O bugün sabaha kadar burada idi.

Bis wann hat das Postamt geöffnet ? / Postahane ne zamana kadar açık ?

 

DURCHarasından, ortasından


Durch herhangi bir yerin, iki veya daha fazla bir şeylerin arasından geçilmesi halinde arasından ve ortasından geçmek anlamına gelir.


Er geht durch den Garten. / O bahçenin içinden gidiyor.                    

 

Yolda, otobüste, tramvayda, trende veya bir toplumda gitmek istediğiniz istikamete doğru yolunuzu kapayan insan gurubuna veya o kişiye, geçebilirmiyim ? Müsade edermisiniz ? anlamında, darf ich durch ? denir. Durch bu anlamın dışında, yüzünden, sebebinden sayesinde anlamlarına da gelir.

 

Örnekler :


Er ist durch Beziehungen so hoch gekommen. / O torpil yüzünden böyle yükseldi.

Wir haben das durch Zufall erfahren. / Biz bunu tesadüfen  öğrendik.

Die Liebe geht durch den Magen. / Aşkın yolu mideden geçer.

Das ist durch dich passiert. / Bu senin yüzünden oldu.

Das ist durch meinen Fehler passiert. / Bu benim hatam yüzünden oldu.

Er ist durch seinen Vater reich geworden. / O babasının sayesinde zengin oldu.

 

Entlangboyunca


– Sokak boyunca düz gidiniz ! / Gehen Sie geradeaus den Straße entlang !

Er geht den Fluss entlang spazieren. / O nehir boyunca gezmeye gidiyor.

Die Kinder gehen den Wald entlang. / Çocuklar orman boyunca gidiyorlar.


 

NotBu yapmış olduğumuz cümlelerde entlang edatı isminden sonra kullanılmaktadır.


 

Hayat boyunca, ömür boyunca, bütün yolculuk boyunca gibi zaman ile ilgili cümlelerde ENTLANG kullanılmaz bunun yerine LANG kullanılır.  

 

Er war sein Leben lang gesund. / O hayatı boyunca saglıklıydı.

Ich möchte mein Leben lang hier bleiben. / Ben hayatım boyunca burada kalmak istiyorum.


Füriçin


Almanca’da aslında iki için anlamına gelen kelime vadır. Bunlar für ve um zu dur. Bütün isimlerin, zaman terimleri, şahıs zamirleri yönünden, için anlamında für edatı bulunur. um zu ise fiillerin önünde kullanılır.

 

Örneğin :

für ismail Ismail için

für Selma Selma için

für Helga  Helga için


zaman terimleri ile kullanılırken:

 

für heute  – bugün için

für morgen  – yarın için

für nächstes Jahr  – gelecek sene için

für einen Moment – şu an için

 

Moment: Almanca’da özellikle günlük kullanımda sık sık geçen bir terimdir. Türkçe’de bir dakika anlamı taşır ve konuşurken karşımızdakine einen Moment dedigimizde bir dakika, biraz dur gibi anlam kazanır. Eylemin oluş şekline göre biraz bekle anlamına da gelir.

 

Örnekler:

Wir müssen für den Sommer Geld sparen. / Bizim yaz için para biriktirmemiz gerek.

Ich suche für meinen Verwandten ein Haus. / Ben akrabam için bir ev arıyorum.

Ich habe das für dich gekauft. / Ben bunu senin için aldım.

Er zahlt für einen Tag 30, – Euro / O bir gün için 30, – Euro ödüyor.

Das war für den Lehrer nicht gut / Bu öğretmen için iyi değildi.

 

GEGEN – karşı


Türkçe’deki karşı anlamının tam karşılığıdır.

        

Er ist immer gegen mich. / O her zaman bana karşı.

– Ich bin nicht gegen dich. / Sana karşı degilim.

Gegen den Feind. / Düşmana karşı.

Gegen die Wand. / Duvara karşı.

Man muss gegenüber dem Feind wachsam sein. / İnsan düşmana karşı uyanık olmalı.

Ich habe nichts gegen Sie. / Benim size karşı bir şeyim yok.

Morgen spielt Galatasaray gegen Fenerbahçe. / Yarın Galatasaray Fenerbahçe’ye karşı oynuyor.

Gegen welche Mannschaft spielt F.C Bayern ? / F.C Bayern hangi takıma karşı oynuyor ?

Fortuna Düsseldorf hat gegen Mailand gewonnen. / Fortuna Düsseldorf  Milan’a karşı kazandı.


 

OHNEsız, siz


Kaffe ohne Zucker, bitte ! / Şekersiz kahve lütfen.

Ich kann ohne dich nicht leben. / Ben sensiz yaşayamam.

Wir können ohne Werkzeug nicht arbeiten. / Biz malzemesiz çalışamayız.

Es gibt keine Rose ohne Dornen. / Dikensiz gül olmaz.

Man kann ohne Wasser nicht leben. / İnsan susuz yaşayamaz.

Es gibt keinen Menschen ohne Sorgen. / Dertsiz insan olmaz. 

 

UM etrafında, . . . de, . . . da


Er läuft seit zwei Stunden um das Haus. / O iki saatten beri evin etrafında dolaşıyor.

Er Flug um die Welt. / O dünyanın etrafında bir uçuş yapıyor.


 

UM edatı bu anlamların dışında ayrıca  :

 

Hier geht es um die Gerechtigkeit. / Burada mevzuu bahis olan adalet.

Hier geht es um meine Vorteile. / Burada mühim olan benim avantajım.

– Hier geht es um mein Leben. / Burada mevzu bahis olan benim hayatım.

5 Tem, 2018

Dativ hale getiren edatlar


İsmi Dativ halinde olan bu edatların gerekli açıklamasını yaparak bu edatlarla olan cümle kuruluşlarını ögrenelim

..

aus

-den, -dan

bei

de, da, yanında, civarında

von

den, dan

nach

e, a, ye, ya, doğru, -den,-dan sonra

ausser

hariç, -den, -dan başka

seit

-den, -dan beri

entgegen

karşı, mukabil

gegenüber

karşısında

zu

e, a, ye, ya

 

AUS – den, dan, VON – den, dan

 

Aus herhangi bir yerin içinden dış yöne doğru gitme durumunda den, dan anlamlarına gelir. Von edatına ise hareket belirli bir noktadan diger bir noktaya giderken kullanilir.

 

Ich komme aus Nürnberg. / Ben Nürnbergden geliyorum.                              

  

1.        Bir cinsmin veya nesnenin hangi cinsten olduğu söylenirken aus kullanılır.


Der Tisch ist aus Holz.Masa tahtadan.

Der Ring ist aus Gold. / Yüzük altından.

– Die Anlage ist aus Edelstahl. / Tesis saf yüksek kaliteli çelikten.


Der Stoff ist aus Seide. / Kumaş iplikten.

Die Platten sind aus Kunststoff. / Plakalar suni maddeden.


2. Okuduğumuz bir şeyin nereden geldiğini anlatırken :


aus dem Koran – Kur’anı Kerimden

aus der Zeitschriftdergiden

aus der Zeitung – gazeteden

aus dem Buch – kitaptan

 

3. Nereden geldigini söylemek için den, dan anlamında aus edatı kullanılır.

 

– Ich komme aus Nürnberg / Nürnberg’den geliyorum.

Er kommt aus der Türkei. / O Türkiye’den geliyor.

Er kommt aus Deutschland./ O Almanya’dan geliyor.

 

Not : Aus edatı şehir ve memleket isimlerinin önünde aşağıdaki gibi kullanılırsa Türkçe’deki (nın, nin) alamına gelir.

 

Die Menschen aus Türkei. / Türkiye’nin insanları.

Die Rosen aus der Türkei. / Türkiye’nin gülleri.

– Die Wassermelone aus Diyarbakır. / Diyarbakır karpuzu.

 

4. İstikamet belirten kelimelerde, sağdan soldan, güneyden, batıdan, aşağıdan, yukarıdan derken VON edatı kullanılır.

 

Rüzgar güneyden geliyor / esiyor.    Der Wind kommt von Süden.

 

Hiçbir usta gök yüzünden kendiliğinden inmez. ( inmedi ).

Es ist noch kein Meister vom Himmel gefallen.(Atasözü)

 

von unten – aşağıdan    

von oben – yukarıdan

von der Seite – yandan

 

NACH – e, a, ye, ya doğru   

 

İstikamet bildiren bir edattır. Bir ismin önüne konulduğu zaman o isme doğru bir hareketin gerektiği akla gelir.

 

nach Köln Kölne

nach Mersin  Mersine

nach Bursa  Bursa’ya


nach Samsun Samsun’a

nach Edirne Edirne’ye

nach Nevşehir Nevşehir’e

nach Berlin Berlin’e

 

Örnekler :


Sie fahren heute nach Düsseldorf. / Siz bugün Düsseldorf’a gidiyorsunuz.

Er klettert nach oben. / O Yukarıya tırmanıyor.

Wir möchten nach İstanbul fahren. / Biz İstabul’a gitmek istiyoruz.

Er fährt morgen nach Ankara. / O yarın Ankara’ya gidiyor.

                

yukarıya, aşağıya, sağa sola derken nach edatı kullanılır.

 

nach oben – yukarıya

nach unten – aşağıya

nach rechts – sağa

nach Süden – güneye

nach Norden – kuzeye

 


Nach edatının diğer anlamları:

Nach edatı ayrıca cümle içerisinde hal ve sebep durumunuda bağlar. Nach, hal bağıntısı olarak ; göre ve gereğince anlamlarına gelmekte. Zamanla ilgili bir durum söz konusu ise ; den sonra, dan sonra anlamlarında kullanılır.

 

nach

a ) e, a, ye, ya

b ) göre, gereğince

c ) den sonra, dan sonra

 

nach : göregereğince


Nach seiner Rede. / Onun konuşmasına göre.

Nach diesem Abkommen. / Bu anlaşmaya göre.

Er hat nach dem Gesetz recht. / O kanuna göre haklı.

Das ist meiner Meinung nach richtig. / Bu benim fikrime göre doğru.

 

nach – den sonra, dan sonra


Nachmittag. / Öğleden sonra.

Nach Köln kommt Nürnberg. / Köln’den sonra Nürnberg gelir.

Er wird nach der Arbeit schwimmen gehen. / O işten sonra yüzmeye gidecek.

Nach Ali bist du an der Reihe.  / Ali’den sonra sıra sende. 

 

 

ZU e, a, ye, ya

Canlı varlıklar, yani insan ve hayvanlar için istikamet bildirirler ve belirli bir yere giderken kullanılan bir edattır. Amcaya, Teyzeye, Ahmete, kediye derken zu edatı  kullanılır.

 

Ben Ahmete veya Ismail’e gidiyorum demek istersek zu edatını kullanıriz.

Ich gehe zu Ahmet oder zu Ismail.

 

Örnekler:



Ich gehe zu Ahmet. / Ben Ahmet’e gidiyorum.

Wir gehen zu dem Meister. / Biz ustabaşına gidiyoruz.

Er möchte heute zum Arzt gehen. / O bugün doktora gitmek istiyor.


Das Kind geht zu der Tante. / Çocuk halaya gidiyor.

Er geht zu dem Pförtner. / O kapıcıya gidiyor.

Sie müssen heute zu dem Finanzamt gehen. / Sizin bugün maliyeye gitmeniz gerekir.

 

Not :  zu dem ( zum ) olarak da söylenebilir.

 

ZU edatının diğer manaları:


a ) Parça veya tane başına sabit bir fiyata sahip olan şeyler için 3 tane 30 kuruşluk şunu veya bunu ver derken zu edatı para biriminin önünde kullanılır. ( pratikte )

 

Ich möchte 2 Milch zu 50 Cent.

Ben 2 tane 50 Centlik süt istiyorum.


b ) Zu sıfatların önlerinde kullanılırsa (fazla) çok anlamına gelir.

 

zu schön – çok güzel

zu tief – çok derin

zu hoch – çok yüksek

zu klein – çok küçük

zu nervös – çok sinirli

 

BEI de, da, yanında, civarında

 

Yer bildiren bir edattır. Herhangi bir yerin veya kişinin yanında bulunma hallerinde bei  kullanılır.

 

Ich habe kein Handy bei mir. / Benim yanımda ceptelefonu yok.


bei edatı da Dativ alan bir edattır. Bu durumda benimbana olarak değişime uğrar zira ben şahıs zamirinin dativ hali mir dir. Bei ayrıca esnasında alamınıda karşılayan bir edattır.

 

Örnek :

Bei der Arbeit soll mann vorsichtig sein. / İş esnasında dikkatli olmalı.

 

Günlük konusmalarda bei bu şekli ile yerleşmişse de während ikinci cümlemiz de daha doğru olarak esnasında kelimesinin karşılığını verir.

 

Örnekler:

Bei welchem Arzt sind Sie in Behandlung ? / Siz hangi doktorda tedavi görüyorsunuz.

Bei welcher Firma arbeiten Sie ? / Siz hangi firmada çalışıyorsunuz.

Er war während der Prüfung sehr aufgeregt. / O imtihan esnasında çok heyecanlıydı.

Ich wohne bei meinem Vater. / Babamın yanında oturuyorum.

Er wohnt bei seiner Tante. / O halasının yanında ikamet ediyor.            

Ich habe kein Kleingeld bei mir. / Benim yanımda bozuk para yok.

 

SEIT den, dan beri

 

Bir işin veya olayın ne zamandan beri yapıldığını, bir durumun süresini zaman yönüyle belirten bir edattır.

 

Örnekler :

Er ist seit gestern krank. / O dünden beri hasta.

Seit wann sind Sie hier ? / Siz ne zamandan beri buradasınız ?

Ich habe Sie seit Monaten nicht gesehen. / Ben sizi aylardan beri görmedim.

Er hat seit gestern Zahnschmerzen. / Onun dünden bu yana dişi ağrıyor.

Unsere Nachbarn sind seit gestern in Urlaub. / Bizim komşular dünden beri izinde.  

Er arbeitet seit drei Tagen nicht. / O üç günden beri çalışmıyor.

 

AUSSER hariç, den başka

 

Ausser diesem Mann ist niemand gekommen. / Bu adamdan başka kimse gelmedi.

Ausser mir wolltle hier keiner arbeiten. / Burada benden başka kimse çalışmak istemiyordu.

Ich esse ausser Fisch alles.  / Ben balıktan başka her şeyi yerim.

 

Entgegen – karşı olmak

 

Er kommt mir entgegen. / O benden tarafa geliyor.

– Ich gehe dem Mädchen entgegen. / Ben kıza karşı (karşılamak için) gidiyorum.

 

Gegenüber – karşısında

 

Gegenüber der straße / Sokağın karşısında.

Gegenüber der Stadt. / Şehrin karşısında.

– Gegenüber der Frau. / Kadının karşısında.

5 Tem, 2018

Almanca sıfat çekimleri


Almanca’da sıfat çekimlerinde artikeller yine başrol oynar. Sıfat bir isim ile belirli/belirsiz artikel arasında bulunur.

..

Türkçe’de olduğu gibi bir ismin önünde bir ya da daha fazla sıfat bulunabilir. Bu durum sıfatın çekimine etki etmez. Bir ismin önünde ne kadar sıfat olursa olsun çekimi tek sıfat çekimi ile paraleldir


Belirli Artikel ile Sıat Çekimi:


der warme Tag (nominativ)


Belirli Artikel ile sıfat çekimi & Çoğul isimler:

Çoğul bir ismin önünde bulunan sıfatı çekimlemek kolaydır. Her durumda sıfat -en son ekini alır. Aşağıdaki tabloyu inceleyiniz

 

 

 


» Çoğul hariç, nominativ çekimlerde tüm sıfatlar sonuna -e takısı alır. Buna karşın ismi niteleyen bir sıfatın önünde ein belirsiz artikeli varsa, ismin artikelini belirtmemiz gerekir.


ein warmer Tag (nom.)


Belirsiz Artikel ile Sıat çekimi:

Belirsiz artikel ismin hallerini –es [-in hali], em [-e/a yöelme hali],-en [-i hali] alıken sıatı ise artikelin ekini  –er [der], –es [das], –e [die] aldığını görüyoruz.



» Bir ismi niteleyen birden çok sıfat varsa çekimi aşağıdaki gibidir.



Yukardaki tabloda da görüldüğü gibi bir ismi niteleyen birden çok sıfat varsa, tek bir sıfat varmış gibi hepsi aynı kurala göre çekimlenir.İsmin önündeki sıfat sayısı çekime etki etmez.


Aşağıdaki Tablo Konuyu Daha İyi Anlamanıza Yardıcı Olabilir.



Yukarıdaki tabloda maskulin(nom.), neutral(nom.), Feminin(nom.), akkusativ(neutr.), akkusativ(fem.) tipindeki sıfat çekimlerinde -e son ekinin değişmeden sabit kaldığını görmektesiniz.Bu durumdan şu sonuca varabiliriz; artikelin yapısında değişiklik olmuyorsa son ek daima -e‘ dir, ya da artikelde bir değişiklik oluyorsa son ek daima en olur.Bu konu ile ilgili olarak diğer bir ipucu ise Dativ, Genitiv ve Plural’da sıfatın son eki daima en olur.



Tablolarla kafanızı karıştırmak istemiyoruz. Örnek cümlelerle konuyu daha iyi anlamaya çalışalım.

 


Haben Sie hier ein spilende kleine Kind gesehen?

Buralarda oyun oynayan küçük bir çocuk gördünüz mü?

 

Der Großvater des spielenden kleinen Kindes ist mein Onkel.

Oyun oynayan küçük çocuğun dedesi benim amcam.

 

Ein alter Mann steht an der Ecke auf, er sieht sehr schlecht aus.

Köşede yaşlı bir adam duruyor, o çok kötü bir halde görünüyor.

 

 

 

Ich habe dem alten Mann frisches Brot gegeben.

Yaşlı adama taze ekmek verdim.


Der alte Mann hat das frische Brot gegessen.

Yaşlı adam taze ekmeği yedi.


Die hübsche junge Frau hat *einen gut aussehender Freund.

Genç güzel bayanın yakışıklı bir erkek arkadaşı var.


*Haben + Akk.


 

Haben yardımcı fiilinden sonra gelen zamir ya da artikel Akkusativ halde olmak zorundadır.Yukarıdaki cümlede ein gut aussehender Freund olması gerekirken haben yardımcı fiilinden dolayı cümle einen gut aussehender Freund şeklinde olmak zorunda.


Bir ismi niteleyen sıfattan önce belirli ya da belirsiz hiç artikel yoksa çekimi aşağıdaki gibidir.


İstisna: Maskulin Genitiv ve Neutr Genitiv durumda sıfatların “kühles Weins, frisches Brotes” şeklinde değil “kühlen Weins, frischen Weins” şeklinde çekimlendiğini görüyoruz.Buna karşın turuncu renkle belirgin yazıldığı gibi diğer sıfatlar artikelin eklerini alıyor.