5 Tem, 2018

Almanca Basit Cümleler, Almanca Cümle Örnekleri

ALMANCA CÜMLELER (ÖRNEK CÜMLE KURULUMLARI)

Önceki bölümlerde “bu bir kapıdır”, “bu bir masadır” kalıbındaki cümleleri hakkında çeşitli
bilgiler vermiştik.
Bu bölümde de “masa mavidir” “Ahmet öğrencidir”, “araba yenidir” türündeki
cümlelerin yapılışını anlatacağız.

Örnekler;

Das ist ein Haus (bu bir evdir)

Das Haus ist grün (ev yeşildir)

Das Haus ist weiss (ev beyazdır)

Das Haus ist neu (ev yenidir)

Das Haus ist alt (ev eskidir)
Burada görüldüğü gibi bu anlamına gelen “das” kullanılmıyor, bilakis “das” kelimesinin
işaret etmiş olduğu nesne, özne olarak kullanılıyor.Ama bu öznenin, yani ismin artikeli
“das” olabilir ve diğer “das” ile karıştırılmamalıdır.

Das ist ein Auto (bu bir otomobildir)

Das Auto ist neu (otomobil yenidir)

Das Auto ist grün (otomobil yeşildir)

Das Auto ist gelb (otomobil sarıdır)

Die Blume ist rot (çiçek kırmızıdır)

Die Blume ist weiss (çiçek beyazdır)

Die Blume ist schön (çiçek güzeldir)

Der Stuhl ist alt (sandalye eskidir)

Der Tisch ist gross (masa büyüktür)

Der Mann ist jung (adam gençtir)

Der Student ist faul (öğrenci tembeldir)

Bu örnekleri çoğul cümlelerle de çok rahat bir
şekilde kullanabileceğiz.

Örnekler;

Der Stuhl ist grün (sandalye yeşildir)

Die Stühle sind grün (sandalyeler yeşildir)

Die Blume ist schön (çiçek güzeldir)

Die Blumen sind schön (çiçekler güzeldir)

Die Blumen sind rot (çiçekler kırmızıdır)

Die Blumen ist gelb (çiçekler sarıdır)

Şimdi de olumsuz cümleler yapalım;

Geçmişte, “das ist ein Stuhl” gibi bir cümleyi “das ist kein Stuhl”
şeklinde olumsuz yapıyorduk.
Ama “Die Blumen sind rot” gibi bir cümlede ein / eine / kein / keine gibi
artikeller yok ve kullanılamıyor.O halde bu işin başka bir yolu var;

Die frau ist jung cümlesi Kadın gençtir anlamına gelir.Cümlenin olumsuzu
ise şu kalıpla yapılır.

Die Frau ist jung (kadın gençtir)

Die Frau ist nicht jung (kadın genç değildir)

Die Blume ist rot (çiçek kırmızıdır)

Die Blume ist nicht rot (çiçek kırmızı değildir)

Der Stuhl ist lang (sandalye uzundur)

der Stuhl ist nicht lang (sandalye uzun değildir)

Die Blumen sind schön (çiçekler güzeldir)

Die Blumen sind nicht schön (çiçekler güzel değildir)

Die Studenten sind faul (öğrenciler tembeldir)

Die Studenten sind nicht faul (öğrenciler tembel değildir)

Görüldüğü gibi tekil – çoğul cümle farkı olmadan, cümleleri olumsuz
yapmak için sıfatın önüne bir “nicht” kelimesi getiriyoruz.
Nicht kelimesi cümleye bir işin yapılmaması, olumsuzluk
ve değil anlamını katar.

der Stuhl ist neu (sandalye yenidir)
der Stuhl ist nicht neu (sandalye yeni değildir)

die stühle sind neu (sandalyeler yenidir)
die Stühle sind nicht neu (sandalyeler yeni değildir)

Şimdi de cümlelerimizde şahıs zamirlerini de kullanarak özneyi sürekli
değiştirelim ve farklı cümleler çıkaralım.

Öncelikle fiilimizin şahıs zamirlerine göre çekimini tam olarak
verelim;

ich bin (y’im-y’ım-y’um-y’üm)
du bist (sin-sın-sun-sün)
Sie sind (siniz-sunuz-sınız-sünüz)
er (der) ist (dir-dır-dur-dür)
sie (die) ist (dir-dır-dur-dür)
es (das) ist (dir-dır-dur-dür)
wir sind (y’iz-y’ız-y’uz-y’üz)
ihr seid (sınız-siniz-sunuz-sünüz)
sie sind (dırlar-dirler-durlar-dürler)

Şahıs zamirleri ile ilgili bilgi için temel gramer dökümanlarında
şahıs zamirleri konusuna bakınız.

Şimdi örneklerimize geçelim;

ich bin Muharrem (ben Muharrem’im)

ich bin Student (ben öğrenciyim)

ich bin Lehrer (ben öğretmenim)

du bist Lehrer (sen öğretmensin)

er ist Lehrer (o (bay) öğretmendir)

sie sind studenten (onlar öğrencidirler)

sie ist lehrerin (o (bayan) öğretmendir)

du bist Student (sen öğrencisin)

du bist nicht Student (sen öğrenci değilsin)

ich bin Ali (ben Ali’yim)

ich bin nicht Ali (ben Ali değilim)

ich bin nicht Lehrer (ben öğretmen değilim)

du bist Arzt (sen doktorsun)

du bist nicht Arzt (sen doktor değilsin)

bist du Arzt? (sen doktor musun?)

Nein, ich bin nicht Arzt (hayır, ben doktor değilim)

Ja, ich bin Arzt (evet, ben doktorum)

Tuğba ist Lehrerin (Tuğba öğretmendir)

ist Tuğba Lehrerin (Tuğba öğretmen midir?)

Ja, Tuğba ist lehrerin (evet, Tuğba öğretmendir)

Nein, Tuğba ist nicht lehrerin (hayır, Tuğba öğretmen değildir)

seid ihr studenten? (siz öğrenci misiniz?)

Ja wir sind studenten (evet, biz öğrenciyiz)

seid ihr studenten? (siz öğrenci misiniz?)

Nein, wir sind nicht studenten (hayır biz öğrenci değiliz)

wir sind Kellner (biz garsonuz)

sind Sie Türke? (Türk müsünüz?)

Nein, ich bin nicht Türke (hayır Türk değilim)

Sie sind Türke (Türksünüz)

Ja, ich bin Türke (evet, Türküm)

RİSALE-İ NUR’DAN VECİZELER

Ömür sermayesi pek azdır. Lüzumlu işler pek çoktur.

İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gâyesi; Hâlık-ı Kâinat’ı tanımak ve O’na îmân edip ibâdet etmektir.

En bahtiyar odur ki : Dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya fedâ etmesin.

Hâlık-ı Rahmân’ın ibâdından istediği en mühim iş, şükürdür.

Amelinizde Rızâ-yı İlâhî olmalı. Eğer O râzı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.

Bu dünya fanidir. en büyük dava, baki olan alemi kazanmaktır. insanın i’tikadı sağlam olmazsa, davayı kaybeder.

Zalim izzetinde, mazlum zilletinde kalıp buradan göçüp gidiyorlar. Demek bir mahkeme-i kübraya bırakılıyor.

Sultan-ı kâinat birdir, her şey’in anahtarı O’nun yanında, her şeyin dizgini O’nun elindedir.

NAMAZIN EHEMMİYETİ NEDİR? TIKLA ÖĞRENİNSANIN EN BÜYÜK DAVASI NEDİR? TIKLA ÖĞRENLİSEDE GÖRDÜĞÜMÜZ DERSLER ALLAH’I BİZE NASIL TANITTIRIYOR? TIKLA ÖĞREN

Gençlik Rehberinde izah edildiği gibi, gençlik hiç şüphe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat’iyetinde, gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek. Eğer o fâni ve geçici gençliğini iffetle hayrata istikamet dairesinde sarf etse, onunla ebedî, bâki bir gençliği kazanacağını bütün semâvî fermanlar müjde veriyorlar.

Eğer sefahete sarf etse, nasıl ki bir dakika hiddet yüzünden bir katl, milyonlar dakika hapis cezasını çektirir; öyle de, gayr-ı meşru dairedeki gençlik keyifleri ve lezzetleri, âhiret mes’uliyetinden ve kabir azabından ve zevâlinden gelen teessüflerden ve günahlardan ve dünyevî mücâzâtlarından başka, aynı lezzet içinde o lezzetten ziyade elemler olduğunu aklı başında her genç tecrübeyle tasdik eder.
.
.
.
Eğer istikamet dairesinde gitse, gençlik gayet şirin ve güzel bir nimet-i İlâhiye ve tatlı ve kuvvetli bir vasıta-i hayrat olarak âhirette gayet parlak ve bâki bir gençlik netice vereceğini, başta Kur’ân olarak çok kat’î âyâtıyla bütün semâvî kitaplar ve fermanlar haber verip müjde ediyorlar. Madem hakikat budur. Ve madem helâl dairesi keyfe kâfidir. Ve madem haram dairesindeki bir saat lezzet, bazan bir sene ve on sene hapis cezasını çektirir. Elbette, gençlik nimetine bir şükür olarak, o tatlı nimeti iffette, istikamette sarf etmek lâzım ve elzemdir.

5 Tem, 2018

Almanca Cümle Kurulumu Dersi, Almanca Cümle Nasıl Kurulur

ALMANCA CÜMLE KURULUMU, ALMANCA CÜMLE ÖRNEKLERİ, ALMANCA CÜMLELER

ALMANCA CÜMLE KURMAYI ÖĞRENELİM

Dikkat: Bu ve bundan sonra anlatılacak konuları tam olarak anlayabilmeniz için Türkçe Dilbilgisi konularınını yeterli derecede bilmeniz gerekir.
Türk dilbilgisinde cümle ve öğeleri hakkında bilgi açığınız var ise kısa zaman içerisinde gideriniz.

BASİT CÜMLE KURULUMU
Bir özne ve bir yüklemden oluşan cümleleri basit cümle olarak değerlendiriyoruz.
Örneğin;

Ben gidiyorum.
Siz gülüyorsunuz.
Onlar okuyacaklar.
Cümleleri oldukça basit cümle yapılarıdır.Eğer dikkat edilirse yukarıdaki üç cümlede de özne-yüklem uyumluluğu gözlenir.

Doğru ve anlamlı cümlelerde özne-yüklem uyumluluğu şarttır.
Eğer bir cümlede özne ile yüklem uyumlu değilse, o cümle bozuk ve anlamsız olur.Örnekleri inceleyelim,

Ben gidecekler.
O okuyorsunuz.
Siz geldi.
Cümleleri bozuk cümlelerdir.Çünkü bu cümlelerde fiiller özneye göre çekimlenmemiş ve ortaya özne-yüklem uyuşmazlığı çıkmıştır.

Örneğin, bozuk olan “Ben gidecekler” cümlesi özneye göre, “Ben gideceğim” yada yükleme göre, “Onlar gidecekler” şeklinde düzenlenmelidir.
Peki, madem ki bir cümlede özne ile yüklem her zaman uyumlu olmak zorundadır, o halde biz cümlenin sadece yüklemine bakarak da cümlenin öznesi hakkında bir fikir edinebiliriz.İsterseniz aşağıya bir kaç örnek yazalım:

Geliyorum.
Yazdınız.
Yazacaklar.
Geleceksin.
Yukarıdaki birkaç cümleyi ele alalım.
“Geliyorum” cümlesinde işi yapan şahıs (özne) kolayca anlaşılacağı gibi birinci tekil şahıs olan “ben” dir.
“Yazdınız” cümlesinin öznesi ise, anlaşılacağı gibi “siz” dir.
“Yazacaklar” cümlesinin öznesi ise “onlar” dır.
“Geleceksin” cümlesinin öznesi ise “sen” dir.
Elbette biz cümlenin yüklemine bakarak, o cümlenin öznesini de bilebiliyoruz.
Peki, fiiller bize sadece cümlenin öznesi hakkında mı bilgi verir?
Elbette hayır.
Fiiller aynı zamanda bize cümlenin öznesi, işin yapıldığı zaman, cümlenin çatısı ve kipi hakkında da bilgiler verir.
Fiiller cümlenin yüklemini meydana getirirler ve fiillerin çekimlenmemiş hallerine fiilin mastar hali denir.
Türkçe’de fiillerin mastar eki -mek yada -mak olmaktadır.
Almanca’da ise bu mastar eki -en bazen de -n olmaktadır.
Şimdi durumu daha iyi kavramak için iki dilde de fiilleri karşılaştıralım.

spielen fiilinin Türkçe karşılığı oynamak fiilidir.Her iki fiil de mastar halindedir.

spiel – en
oyna – mak

Görüldüğü gibi yukarıdaki fiillere göre Almanca’da mastar eki en, Türkçe’de ise mak ‘tır.

Bir fiilin mastar eki atılırsa geriye kalan sözcük fiilin kökü olarak kabul edilir.
Fiile şahıs yada zaman ekleri getirilirken fiilin mastar eki atılır ve geriye kalan fiilin köküne şahıs, zaman vs ekleri getirilir.
Bunu bir örnekle açıklayalım.

Okumak fiilinin mastar ekini atıyoruz ve elimizde “oku” kelimesi kalıyor.Bu kelimeye şimdi bir şahıs ve bir de zaman eki getirelim.Örneğin 1. tekil şahıs eki ve şimdiki zaman eki getirelim.

oku – yor – um

Şimdi bu fiile getirdiğimiz ekleri açıklayalım.
oku : fiilin kökü
yor : şimdili zaman eki
um : 1. tekil şahıs eki (ben)

Şimdi bir kaç çekim daha yapalım:

OKU – YOR – SUN
OKU – DU – N
OKU – YOR – UZ
OKU – DU – K
Şimdi burada bir noktaya dikkat edelim.Örneğin okuyoruz ve okuduk fiillerini ele alalım.
Her ikisi de 1. çoğul şahıs olmasına rağmen acaba neden farklı şahıs ekleri almışlardır?
Bu durum gramer yapısıyla ilgilidir ve kulanılan zamanların farklı olmasından ileri gelmektedir.Almanca’da da fiiller farklı zaman ve şahıslara göre farklı ekler alırlar.

Aynen dilimizde olduğu gibi Almanca’da da fiilin mastar eki kaldırılır ve fiilin köküne ekler getirilir.

Şimdi Almanca bir fiili çekimleyelim:

Lernen : Öğrenmek
Fiilin mastar ekini atıyoruz ve geriye lern kelimesi kalıyor.
Şimdi bu lern kelimesine bir şahıs ve zaman eki getirelim.Örneğin 1. tekil şahıs ve şimdiki zaman eklerini getirelim.

Lern – e : Öğren – iyor – um
Görüldüğü gibi sadece -e eki fiile hem şimdiki zaman hem de 1. tekil şahıs anlamlarını vermiştir.

Lern – t : Öğren – iyor – sunuz

Lern – te : Öğren – di – m

Yukarıda bir kaç fiilin çekimini verdik.İleride zamanlara göre fiillere getirilen ekleri iyice öğreneceğiz.

Şimdi bir noktaya daha dikkatinizi çekelim.
Görüldüğü gibi fiillerin mastar eklerini kaldırdık ve geriye kalan fiilin köküne ekler getirerek fiili çekimledik.Fakat Almanca’da fiillerin çok büyük bir bölümünü bu şekilde çekimlenmesine karşın, bu kurala uymayan 200 kadar düzensiz fiil de mevcuttur.
Eğer bir fiilin kökü, fiil çekimlenirken değişmiyorsa o halde bu fiil Düzenli Fiildir denir.
Fakat fiilin kökü çekimlenirken değişiyorsa bu fiil Düzensiz Fiildir denir.
Düzenli fiillere bazen Zayıf fiiller, düzensiz fiillere de bazı yerlerde Kuvvetli fiiller denir.
Peki biz nereden bileceğiz fiilin kökünün değişip değişmeyeceğini?
Bu soruyu cevaplayabilmeniz için bütün düzensiz fiileri ezberlemeniz gerekir.
Bu aşamada sadece günlük hayatta en çok kullanılanları ezberleyerek işe başlayabilirsiniz.
Fakat şunu özellikle belirtelim ki, bu fiileri ve çekimlerini ezberlemekten başka bir çaremiz yok!

YARDIMCI FİİL NEDİR?

Almanca’da yardımcı fiil kavramı vardır.Yardımcı fiillerin cümle içerisinde çeşitli hörevleri vardır.Esasen Almanca’da 3 tane yardımcı fiil vardır.Bunlar sein – haben – werden yardımcı fiilleridir.Bu yardımcı fiillerin Türkçe karşılıkları yoktur ve yardımcı fiiller cümlede tek başlarına kullanılamazlar.Mutlaka cümlede normal bir fiille kullanılmalıdırlar ki asıl fiilin zamanını yada anlamını değiştirebilsinler.

Yukarıdaki yardımcı fiiller aynı zamanda normal bir fiil olarak da kullanılabilirler.
Normal bir fiil olarak kullanılırlarsa o zaman bir anlamları olur ve tek başlarına kullanılabilirler.Yardımcı fiil konusunu derslerimiz ilerledikçe daha ayrıntılı olarak göreceğiz.

Burada bazı önemli noktalara değinmek adına bazı gramer bilgileri verdik.
İlerideki derslerimizde en basit cümle yapılarından en karmaşık cümlelere kadar tüm zamanlarda cümle kurulumlarını gramer destekli olarak anlatmaya devam edeceğiz.
Almanca derslerimiz hakkında her türlü soru ve görüşlerinizi almancax forumlarına ya da altta bulunan yorum kısmına yazabilirsiniz.Tüm sorularınız almancax eğitmenleri tarafından yanıtlanacaktır.
Hepinize başarılar dileriz…

RİSALE-İ NUR’DAN VECİZELER

Ömür sermayesi pek azdır. Lüzumlu işler pek çoktur.

İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gâyesi; Hâlık-ı Kâinat’ı tanımak ve O’na îmân edip ibâdet etmektir.

En bahtiyar odur ki : Dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya fedâ etmesin.

Hâlık-ı Rahmân’ın ibâdından istediği en mühim iş, şükürdür.

Amelinizde Rızâ-yı İlâhî olmalı. Eğer O râzı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.

Bu dünya fanidir. en büyük dava, baki olan alemi kazanmaktır. insanın i’tikadı sağlam olmazsa, davayı kaybeder.

Zalim izzetinde, mazlum zilletinde kalıp buradan göçüp gidiyorlar. Demek bir mahkeme-i kübraya bırakılıyor.

Sultan-ı kâinat birdir, her şey’in anahtarı O’nun yanında, her şeyin dizgini O’nun elindedir.

NAMAZIN EHEMMİYETİ NEDİR? TIKLA ÖĞRENİNSANIN EN BÜYÜK DAVASI NEDİR? TIKLA ÖĞRENLİSEDE GÖRDÜĞÜMÜZ DERSLER ALLAH’I BİZE NASIL TANITTIRIYOR? TIKLA ÖĞREN

Gençlik Rehberinde izah edildiği gibi, gençlik hiç şüphe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat’iyetinde, gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek. Eğer o fâni ve geçici gençliğini iffetle hayrata istikamet dairesinde sarf etse, onunla ebedî, bâki bir gençliği kazanacağını bütün semâvî fermanlar müjde veriyorlar.

Eğer sefahete sarf etse, nasıl ki bir dakika hiddet yüzünden bir katl, milyonlar dakika hapis cezasını çektirir; öyle de, gayr-ı meşru dairedeki gençlik keyifleri ve lezzetleri, âhiret mes’uliyetinden ve kabir azabından ve zevâlinden gelen teessüflerden ve günahlardan ve dünyevî mücâzâtlarından başka, aynı lezzet içinde o lezzetten ziyade elemler olduğunu aklı başında her genç tecrübeyle tasdik eder.
.
.
.
Eğer istikamet dairesinde gitse, gençlik gayet şirin ve güzel bir nimet-i İlâhiye ve tatlı ve kuvvetli bir vasıta-i hayrat olarak âhirette gayet parlak ve bâki bir gençlik netice vereceğini, başta Kur’ân olarak çok kat’î âyâtıyla bütün semâvî kitaplar ve fermanlar haber verip müjde ediyorlar. Madem hakikat budur. Ve madem helâl dairesi keyfe kâfidir. Ve madem haram dairesindeki bir saat lezzet, bazan bir sene ve on sene hapis cezasını çektirir. Elbette, gençlik nimetine bir şükür olarak, o tatlı nimeti iffette, istikamette sarf etmek lâzım ve elzemdir.

5 Tem, 2018

Almanca Soru Cümleleri, Almanca Soru Sorma Cümleleri

ALMANCA’DA SORU CÜMLELERİ

Bu dersimizde Almanca soru cümlelerini inceleyeceğiz.

Düz bir cümleyi soru cümlesi haline getirirken, tekil ya da çoğul
olmasına bakılmaz.Aralarında fark yoktur.
Düz bir cümle aşağıdaki kalıp kullanılarak soru cümlesi yapılır;

Düz cümle: DAS + İST/SİND + EİN/EİNE + BİR İSİM

Soru Cümlesi : İST/SİND + DAS + EİN/EİNE + BİR İSİM

Burada, bu anlamına gelen das kelimesiyle, nesnenin tekil ya da çoğul
olmasına göre belirlenen ist veya sind kelimelerinin yer değiştiğini
görüyoruz.

Örnekler;

Das ist ein Kind (bu bir çocuktur)

ist das ein Kind? (bu bir çocuk mudur?)

This is a children (bu bir çocuktur)

is this a children (bu bir çocuk mudur?)
————————————–

Das ist ein Haus (bu bir evdir)

ist das ein Haus? (bu bir ev midir)

This is a hause (bu bir evdir)

is this a hause? (bu bir ev midir?)
————————————-

das sind Balle (bunlar toptur)

sind das Balle (bunlar top mudur?)

Dileyenler örnekleri çoğaltabilirler.
Önümüzdeki ders olumsuz cümleleri inceleyeceğiz.


RİSALE-İ NUR’DAN VECİZELERÖmür sermayesi pek azdır. Lüzumlu işler pek çoktur.

İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gâyesi; Hâlık-ı Kâinat’ı tanımak ve O’na îmân edip ibâdet etmektir.

En bahtiyar odur ki : Dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya fedâ etmesin.

Hâlık-ı Rahmân’ın ibâdından istediği en mühim iş, şükürdür.

Amelinizde Rızâ-yı İlâhî olmalı. Eğer O râzı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.

Bu dünya fanidir. en büyük dava, baki olan alemi kazanmaktır. insanın i’tikadı sağlam olmazsa, davayı kaybeder.

Zalim izzetinde, mazlum zilletinde kalıp buradan göçüp gidiyorlar. Demek bir mahkeme-i kübraya bırakılıyor.

Sultan-ı kâinat birdir, her şey’in anahtarı O’nun yanında, her şeyin dizgini O’nun elindedir.

NAMAZIN EHEMMİYETİ NEDİR? TIKLA ÖĞRENİNSANIN EN BÜYÜK DAVASI NEDİR? TIKLA ÖĞRENLİSEDE GÖRDÜĞÜMÜZ DERSLER ALLAH’I BİZE NASIL TANITTIRIYOR? TIKLA ÖĞREN

Gençlik Rehberinde izah edildiği gibi, gençlik hiç şüphe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat’iyetinde, gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek. Eğer o fâni ve geçici gençliğini iffetle hayrata istikamet dairesinde sarf etse, onunla ebedî, bâki bir gençliği kazanacağını bütün semâvî fermanlar müjde veriyorlar.

Eğer sefahete sarf etse, nasıl ki bir dakika hiddet yüzünden bir katl, milyonlar dakika hapis cezasını çektirir; öyle de, gayr-ı meşru dairedeki gençlik keyifleri ve lezzetleri, âhiret mes’uliyetinden ve kabir azabından ve zevâlinden gelen teessüflerden ve günahlardan ve dünyevî mücâzâtlarından başka, aynı lezzet içinde o lezzetten ziyade elemler olduğunu aklı başında her genç tecrübeyle tasdik eder.
.
.
.
Eğer istikamet dairesinde gitse, gençlik gayet şirin ve güzel bir nimet-i İlâhiye ve tatlı ve kuvvetli bir vasıta-i hayrat olarak âhirette gayet parlak ve bâki bir gençlik netice vereceğini, başta Kur’ân olarak çok kat’î âyâtıyla bütün semâvî kitaplar ve fermanlar haber verip müjde ediyorlar. Madem hakikat budur. Ve madem helâl dairesi keyfe kâfidir. Ve madem haram dairesindeki bir saat lezzet, bazan bir sene ve on sene hapis cezasını çektirir. Elbette, gençlik nimetine bir şükür olarak, o tatlı nimeti iffette, istikamette sarf etmek lâzım ve elzemdir.

5 Tem, 2018

Almanca Şimdiki Zaman (Prasens)

ALMANCA ŞİMDİKİ ZAMAN (PRASENS) KONU ANLATIMI, ÖRNEKLER VE ALIŞTIRMALAR

Merhaba almancax okurları,
almancax ile derslerimizde en son şimdiki zamana giriş yapmış ve özne yüklem uyumluluğuna dayalı basit cümleler kurmuştuk.
Bu dersimizde de şimdiki zamanla ilgili daha önce verilmeyen bazı bilgileri vereceğiz ve örnek cümlelerle devam edeceğiz.
Burada genel olarak zamanlar ve cümleler üzerinde duracağız.
Şimdi hemen anlatıma geçelim ve şimdiki zaman ile ilgili vermediklerimizi bu derste verelim.
Daha önceki dersimizde şimdiki zamanda fiillerde meydana gelen değişmelerden söz etmiştik.Şimdi devam edelim;

Almanca’da öyle fiiller vardır ki, bu fiillere şimdiki zaman takıları eklenirken fiil ile takılar arasına bir – e harfi koyulur.
Neden biliyor musunuz?
Çünkü fiilin köküne eklenen şimdiki zaman ekleriyle beraber 3-4 sessiz harf yanyana gelir bazen.Bu durumu ortadan kaldırmak için bu – e takısını kullanacağız.
Peki bu fiiller hangileridir? Bu fiiller kökleri t – m – n – d harfleriyle biten bazı fiillerdir.
Bu fiillerden en çok kullanılanları öğrenmek işimizi kolaylaştıracaktır.
Örneklerimiz :

Konuşmak : red – en
Nefes almak : atm – en
Çalışmak : arbeit – en
Hesap yapmak : rechn – en

Şimdi yukarıda mastar halinde verdiğimiz fiillerin bazı çekimlerini yapalım:

arbeitst değil arbeitest
arbeitt değil arbeitet
rechnst değil rechnest
rechnt değil rechnet
atmst değil atmest

arbeite (gerek yok)
rechnen (gerek yok)
atme (gerek yok)
arbeiten (gerek yok)
rede (gerek yok)

Şimdiki zamanda fiillerde meydana gelen değişmeler ile ilgili vereceklerimiz bu kadar.
Yukarıdaki fiillerle ilgili cümleleri kendiniz kurabilirsiniz.
Önümüzdeki derste yine şimdiki zaman ile devam edeceğiz..


RİSALE-İ NUR’DAN VECİZELERÖmür sermayesi pek azdır. Lüzumlu işler pek çoktur.

İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gâyesi; Hâlık-ı Kâinat’ı tanımak ve O’na îmân edip ibâdet etmektir.

En bahtiyar odur ki : Dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya fedâ etmesin.

Hâlık-ı Rahmân’ın ibâdından istediği en mühim iş, şükürdür.

Amelinizde Rızâ-yı İlâhî olmalı. Eğer O râzı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.

Bu dünya fanidir. en büyük dava, baki olan alemi kazanmaktır. insanın i’tikadı sağlam olmazsa, davayı kaybeder.

Zalim izzetinde, mazlum zilletinde kalıp buradan göçüp gidiyorlar. Demek bir mahkeme-i kübraya bırakılıyor.

Sultan-ı kâinat birdir, her şey’in anahtarı O’nun yanında, her şeyin dizgini O’nun elindedir.

NAMAZIN EHEMMİYETİ NEDİR? TIKLA ÖĞRENİNSANIN EN BÜYÜK DAVASI NEDİR? TIKLA ÖĞRENLİSEDE GÖRDÜĞÜMÜZ DERSLER ALLAH’I BİZE NASIL TANITTIRIYOR? TIKLA ÖĞREN

Gençlik Rehberinde izah edildiği gibi, gençlik hiç şüphe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat’iyetinde, gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek. Eğer o fâni ve geçici gençliğini iffetle hayrata istikamet dairesinde sarf etse, onunla ebedî, bâki bir gençliği kazanacağını bütün semâvî fermanlar müjde veriyorlar.

Eğer sefahete sarf etse, nasıl ki bir dakika hiddet yüzünden bir katl, milyonlar dakika hapis cezasını çektirir; öyle de, gayr-ı meşru dairedeki gençlik keyifleri ve lezzetleri, âhiret mes’uliyetinden ve kabir azabından ve zevâlinden gelen teessüflerden ve günahlardan ve dünyevî mücâzâtlarından başka, aynı lezzet içinde o lezzetten ziyade elemler olduğunu aklı başında her genç tecrübeyle tasdik eder.
.
.
.
Eğer istikamet dairesinde gitse, gençlik gayet şirin ve güzel bir nimet-i İlâhiye ve tatlı ve kuvvetli bir vasıta-i hayrat olarak âhirette gayet parlak ve bâki bir gençlik netice vereceğini, başta Kur’ân olarak çok kat’î âyâtıyla bütün semâvî kitaplar ve fermanlar haber verip müjde ediyorlar. Madem hakikat budur. Ve madem helâl dairesi keyfe kâfidir. Ve madem haram dairesindeki bir saat lezzet, bazan bir sene ve on sene hapis cezasını çektirir. Elbette, gençlik nimetine bir şükür olarak, o tatlı nimeti iffette, istikamette sarf etmek lâzım ve elzemdir.

5 Tem, 2018

Almanca Şimdiki Zamanda Cümleler, Almanca Şimdiki Zamanda Cümle Kurulumu

ALMANCA ŞİMDİKİ ZAMAN VE CÜMLELER (PRASENS)

ŞİMDİKİ ZAMANDA CÜMLE KURULUMU

Bundan önceki derslerimizde oldukça sağlam bir yapı oluşturduk kanısındayız.
Artık hem daha önce öğrendiklerimizi hem de yeni öğreneceklerimizi kullanarak cümle kurmaya başlayabiliriz.

ALMANCA’DA BASİT CÜMLE YAPILARI

Genek olarak Almanca’da cümlenin başında özne bulunur.Özneden sonra fiil gelir ve fiilden sonra cümlenin diğer öğeleri (nesne,tümleç vs.) gelir.
Aşağıda düz cümleler için kullanılan kalıbı görmektesiniz.

Kullanılacak Kalıp:

ÖZNE + FİİL + DİĞERLERİ

Artık kullanılacak temel kalıbı da öğrendiğimize göre hemen cümle kurmaya başlayabiliriz.
Kolayca anlaşılabilmesi açısından öncelikle çok basit cümle yapılarından başlayacağız.
Derslerimiz ilerledikçe de daha karmaşık cümle yapıları ile ilgileneceğiz.

Şimdi bir cümle kurabilmek için kendimize bir özne ve bir fiil belirleyelim;

Öznemiz: ich : ben

Fiilimiz: lernen : öğrenmek

Cümlemiz : Özne + Fiil : ich lerne : ben öğreniyorum

Yukarıda görülen cümle şimdiki zamanda yapılabilecek çok basit bir cümledir.
Siz de dilediğiniz fiil ve özneyi kullanarak çeşitli cümleler yapabilirsiniz.
Bizler şimdi daha anlaşılır olabilmesi bakımından aşağıya bir çok örnekler yazacağız.

Özne : du : sen

Fiil : lernen : öğrenmek

Cümle : du lernst: sen öğreniyorsun

Özne : wir : biz

Fiil : lernen : öğrenmek

Cümle : wir lernen : biz öğreniyoruz

Şimdi karışık cümle örnekleri verelim.Sizler de bu örnekleri inceleyiniz.

rennen: koşmak

ich renne
ben koşuyorum

wir rennen
biz koşuyoruz

sie rennt
o (dişi) koşuyor

Sie rennen
siz (nazik) koşuyorsunuz

ihr rennt
siz koşuyorsunuz

Bir cümlenin öznesi illa da bir şahıs zamiri olmak zorunda değildir.Herhangi bir varlık da cümleye özne olabilir.Şimdi değişik öznelerle cümleler yapalım;

Ahmet rennt
Ahmet koşuyor

Ayşe rennt
Ayşe koşuyor

die Katze rennt
kedi koşuyor

sprechen : konuşmak

ich spreche
ben konuşuyorum

ihr spricht
siz konuşuyorsunuz

Ali spricht
Ali konuşuyor

das Kind spricht
çocuk konuşuyor

ein Kind spricht
bir çocuk konuşuyor

die Kinder sprechen
çocuklar konuşuyorlar

der Lehrer spricht
öğretmen konuşuyor

die Lehrer sprechen
öğretmenler konuşuyorlar

ein Lehrer spricht
bir öğretmen konuşuyor

schreiben : yazmak

Mert schreibt
Mert yazıyor

der Lehrer schreibt
öğretmen yazıyor

die lehrer schreiben
öğretmenler yazıyorlar

ich schreibe
ben yazıyorum

du schreibst
sen yazıyorsun

sitzen : oturmak

ich sitze
ben oturuyorum

er sitzt
o (erkek) oturuyor

Sie sitzen
siz (nazik) oturuyorsunuz

Sanırız bu konu iyice anlaşılmıştır.
Aşağıya bir kaç cümle daha yazıp bu dersimizi bitireceğiz.
Kısa zamanda değişik fiilleri öğrenip kendiniz de basit cümleler oluşturabilirsiniz.
Ne kadar çok farklı cümleler yaparsanız pratik açısından o kadar yararlı olacaktır.

ben yüzüyorum : ich schwimme

Esra şarkı söylüyor : Esra singt

ben şarkı söylüyorum : ich singe

onlar yalan söylüyorlar : sie lügen

ben yalan söylüyorum : ich lüge

ben gidiyorum: ich gehe

sen gidiyorsun : du gehst

die Schüler fragen : öğrenciler soruyorlar

ich esse : ben yemek yiyorum

die Frauen singen : kadınlar şarkı söylüyorlar

der Arzt ruft : doktor çağırıyor

die Blume gedeiht : çiçek büyüyor

Umarız yukarıdaki cümleler de konunun pekiştirilmesine yardımcı olmuştur.
Önümüzdeki dersimizde basit cümlelerimizi farklı öğeleri de kullanarak geliştireceğiz.
Almanca derslerimiz hakkında her türlü soru ve görüşlerinizi almancax forumlarına ya da altta bulunan yorum kısmına yazabilirsiniz.Tüm sorularınız almancax eğitmenleri tarafından yanıtlanacaktır.
Takılırsanız buradayız.
Başarılar…

www.almancax.com – Almanca ve Almanya Hakkında Herşey!


RİSALE-İ NUR’DAN VECİZELERÖmür sermayesi pek azdır. Lüzumlu işler pek çoktur.

İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gâyesi; Hâlık-ı Kâinat’ı tanımak ve O’na îmân edip ibâdet etmektir.

En bahtiyar odur ki : Dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya fedâ etmesin.

Hâlık-ı Rahmân’ın ibâdından istediği en mühim iş, şükürdür.

Amelinizde Rızâ-yı İlâhî olmalı. Eğer O râzı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.

Bu dünya fanidir. en büyük dava, baki olan alemi kazanmaktır. insanın i’tikadı sağlam olmazsa, davayı kaybeder.

Zalim izzetinde, mazlum zilletinde kalıp buradan göçüp gidiyorlar. Demek bir mahkeme-i kübraya bırakılıyor.

Sultan-ı kâinat birdir, her şey’in anahtarı O’nun yanında, her şeyin dizgini O’nun elindedir.

NAMAZIN EHEMMİYETİ NEDİR? TIKLA ÖĞRENİNSANIN EN BÜYÜK DAVASI NEDİR? TIKLA ÖĞRENLİSEDE GÖRDÜĞÜMÜZ DERSLER ALLAH’I BİZE NASIL TANITTIRIYOR? TIKLA ÖĞREN

Gençlik Rehberinde izah edildiği gibi, gençlik hiç şüphe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat’iyetinde, gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek. Eğer o fâni ve geçici gençliğini iffetle hayrata istikamet dairesinde sarf etse, onunla ebedî, bâki bir gençliği kazanacağını bütün semâvî fermanlar müjde veriyorlar.

Eğer sefahete sarf etse, nasıl ki bir dakika hiddet yüzünden bir katl, milyonlar dakika hapis cezasını çektirir; öyle de, gayr-ı meşru dairedeki gençlik keyifleri ve lezzetleri, âhiret mes’uliyetinden ve kabir azabından ve zevâlinden gelen teessüflerden ve günahlardan ve dünyevî mücâzâtlarından başka, aynı lezzet içinde o lezzetten ziyade elemler olduğunu aklı başında her genç tecrübeyle tasdik eder.
.
.
.
Eğer istikamet dairesinde gitse, gençlik gayet şirin ve güzel bir nimet-i İlâhiye ve tatlı ve kuvvetli bir vasıta-i hayrat olarak âhirette gayet parlak ve bâki bir gençlik netice vereceğini, başta Kur’ân olarak çok kat’î âyâtıyla bütün semâvî kitaplar ve fermanlar haber verip müjde ediyorlar. Madem hakikat budur. Ve madem helâl dairesi keyfe kâfidir. Ve madem haram dairesindeki bir saat lezzet, bazan bir sene ve on sene hapis cezasını çektirir. Elbette, gençlik nimetine bir şükür olarak, o tatlı nimeti iffette, istikamette sarf etmek lâzım ve elzemdir.

5 Tem, 2018

Almanca Olumsuz Cümleler

ALMANCADA OLUMSUZ CÜMLELER

Bu dersimizde “das ist ein Kind” (bu bir çocuktur) cümlesinin olumsuzu olan
“bu bir çocuk değildir” türü cümlelerin nasıl elde edildiğini anlatacağız.

Ama hatırlamakta güçlük çekenler bu konuya başlamadan önce artikeller ve olumsuz-belirsiz artikeller konusuna bakarlarsa, burada da zorluk çekmezler.
Çünkü o bölümde verdiğimiz bilgilerden burada yararlanacağız.
İnceleyen okuyucular bilirler ki, ein / eine artikellerinin olumsuzları kein ve keine artikelleridir ve bunlar cümleye “değil” anlamı katarlar.
Yani olumsuz cümlelerde ein eine yerine bunların olumsuzları olan “kein / keine” artikelleri kullanılacaktır.

Örnek :

Das ist ein Kind (bu bir çocuktur)

Das ist kein Kind (bu bir çocuk değildir)

 

Das ist eine Katze (bu bir kedidir)

Das ist keine Katze (bu bir kedi değildir)

Das ist ein Radio (bu bir radyodur)

Das ist kein Radio (bu bir radyo değildir)

Çoğul nesne kullanılan cümleleri de olumsuz yapabiliriz.
Fakat burada yine dikkat edeceğiz.Yine eski bilgilerimiz bize yol
gösterecek.
Biliyorsunuz ki, çoğul isimlerle her daim “die” artikeli kullanılır.
O halde bu isimleri olumsuz yapmak için de her daim “keine” kulanılacaktır.
Yani diyoruz ki, çoğul nesne kullanılan cümleleri olumsuz yaparken yalnızca
“keine” kullanılır, kein kullanılmaz.

Das sind Kinder (bunlar çocuktur)

Das sind keine Kinder (bunlar çocuk değildir)

Das sind Hauser (bunlar evdir)

Das sind keine Hauser (bunlar ev değildir)

Das sind Katzen (bunlar kedidir)

Das sind keine Katzen (bunlar kedi değildir)

Örnekleri çoğaltarak pratik yapabilirsiniz.
Almanca derslerimiz hakkında her türlü soru ve görüşlerinizi almancax forumlarına ya da altta bulunan yorum kısmına yazabilirsiniz.Tüm sorularınız almancax eğitmenleri tarafından yanıtlanacaktır.
İyi çalışmalar..


RİSALE-İ NUR’DAN VECİZELERÖmür sermayesi pek azdır. Lüzumlu işler pek çoktur.

İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gâyesi; Hâlık-ı Kâinat’ı tanımak ve O’na îmân edip ibâdet etmektir.

En bahtiyar odur ki : Dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya fedâ etmesin.

Hâlık-ı Rahmân’ın ibâdından istediği en mühim iş, şükürdür.

Amelinizde Rızâ-yı İlâhî olmalı. Eğer O râzı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.

Bu dünya fanidir. en büyük dava, baki olan alemi kazanmaktır. insanın i’tikadı sağlam olmazsa, davayı kaybeder.

Zalim izzetinde, mazlum zilletinde kalıp buradan göçüp gidiyorlar. Demek bir mahkeme-i kübraya bırakılıyor.

Sultan-ı kâinat birdir, her şey’in anahtarı O’nun yanında, her şeyin dizgini O’nun elindedir.

NAMAZIN EHEMMİYETİ NEDİR? TIKLA ÖĞRENİNSANIN EN BÜYÜK DAVASI NEDİR? TIKLA ÖĞRENLİSEDE GÖRDÜĞÜMÜZ DERSLER ALLAH’I BİZE NASIL TANITTIRIYOR? TIKLA ÖĞREN

Gençlik Rehberinde izah edildiği gibi, gençlik hiç şüphe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat’iyetinde, gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek. Eğer o fâni ve geçici gençliğini iffetle hayrata istikamet dairesinde sarf etse, onunla ebedî, bâki bir gençliği kazanacağını bütün semâvî fermanlar müjde veriyorlar.

Eğer sefahete sarf etse, nasıl ki bir dakika hiddet yüzünden bir katl, milyonlar dakika hapis cezasını çektirir; öyle de, gayr-ı meşru dairedeki gençlik keyifleri ve lezzetleri, âhiret mes’uliyetinden ve kabir azabından ve zevâlinden gelen teessüflerden ve günahlardan ve dünyevî mücâzâtlarından başka, aynı lezzet içinde o lezzetten ziyade elemler olduğunu aklı başında her genç tecrübeyle tasdik eder.
.
.
.
Eğer istikamet dairesinde gitse, gençlik gayet şirin ve güzel bir nimet-i İlâhiye ve tatlı ve kuvvetli bir vasıta-i hayrat olarak âhirette gayet parlak ve bâki bir gençlik netice vereceğini, başta Kur’ân olarak çok kat’î âyâtıyla bütün semâvî kitaplar ve fermanlar haber verip müjde ediyorlar. Madem hakikat budur. Ve madem helâl dairesi keyfe kâfidir. Ve madem haram dairesindeki bir saat lezzet, bazan bir sene ve on sene hapis cezasını çektirir. Elbette, gençlik nimetine bir şükür olarak, o tatlı nimeti iffette, istikamette sarf etmek lâzım ve elzemdir.