2 Tem, 2018

Almanca Vedalaşma Cümleleri

Almanca vedalaşma, Almanca ayrılma cümleleri, vedalaşma cümleleri Almanca konu anlatımı.
Almanca’da en sık kullanılan vedalaşma cümleleri aşağıdaki gibidir, daha fazla cümle ve daha çeşitli Almanca konuşma kalıplarını görmek için lütfen sitemizde arama yapınız.
Sitemizde çok çeşitli türden Almanca konuşma kalıpları mevcuttur.
Üstün başarılar dileriz.

Tschüs! Hoşçakal
Bis morgen! Yarın görüşürüz
Bis später! Guten Abend!
Bis bald! Görüşürüz
Bis gleich! Birazdan görüşürüz
Bis dann! Görüşürüz
Auf Wiedersehen! Allaha ısmarladık
Gute Nacht! İyi geceler
Tschüs! Mach’s gut! Hoşçakal, kendine iyi bak
Alles Gute! Tekrar görüşmek üzere
Schlaf gut! İyi uykular
Einen schönen Tag noch! Hayırlı günler

Görüşmek üzere : Bis bald (bis balt)
Hoşçakalın : Auf Wiedersehen (auf vi:dırze:ın) (Allah’a ısmarladık, güle güle manası verir)
Hoşçakalın : Auf Wiederhören (auf vi:dırhö:rın)(telefonda ve radyoda kullanılır.)
Hoşçakal : Mach’s Gut (mahs gu:t)
Bay bay : Tschüss (tçü:z)

Değerli Almanca öğrenen arkadaşlar derslerinizde üstün başarılar dileriz.
Almanca ile ilgili tüm sorularınıza yanıt bulabileceğiniz forumlarımıza da bekleriz.

2 Tem, 2018

Almanca Konuşma Kalıpları

Almanca konuşma kalıpları

Bu dersimizde günlük hayatta en çok kullanılan Almanca konuşma kalıplarını göreceğiz.
Değerli öğrenci arkadaşlar, bu Almanca konuşma kalıplarını iyice öğrenmeniz ve üzerinde bol bol pratik yapmanız yararlı olacaktır.

Şimdi günlük hayatta genel olarak en çok kullanılan Almanca konuşma kalıplarını görelim.

Merhaba (selam) : hallo (halo:)
Merhaba (selam) : Servus! (servıs)
Evet : Ja (ya)
Hayır : Nein (nayn)
Teşekkür ederim : Danke (dankı)
Çok teşekkür ederim : Danke sehr (dankı ze:r)
Rica ederim : Bitte (bitı)
Bir şey değil : Nichts zu danken (nihts tsu danken)
Afedersiniz : Entschuldigen Sie, bitte (entşuldigın zi: bitı)
Çok rica ederim : Bitte sehr (bitı ze:r)
Adım ………’dır : ich heisse …… (ih hayzı ……)
Ben bir Türk’üm : ich bin ein Türke (ih bin ayn türkı)
Ben doktorum : ich bin Arzt (ih bin artst)
Ben öğrenciyim : ich bin Schüler (ih bin şu:lır)
Ben …… yaşındayım : ich bin ……. jahre alt (ih bin …… ya:re alt)
Ben yirmi yaşındayım : ich bin zwanzig jahre alt (ih bin svansig ya:re alt)
Adınız nedir? : Wie heissen Sie? (vi: hayzın zi:)
Adım Ali’dir : ich heisse Ali (ih hayzı Ali)
Sen kimsin? : Wer bist du? (wer bist du)
Ben Ali’yim : ich bin Ali (ih bin Ali)
Ben müslümanım : ich bin Müslimisch (ih bin müslimiş)
Adım Ali’dir : Mein Name ist Ali (mayn na:mı ist Ali)
Adım Ahmet : Mein Name ist Ahmet (mayn na:mı ist Ahmet)
Anlaştık! : Verstanden! (feğştandın)
Lütfen : Bitte (bitı)
Pekala : Gut (gu:t)
Özür dilerim : Entschuldigung (entşuldigung)
Bay ……. : Herr …….(kişinin soyadı)
Bayan …… : Frau ……(evli kadının soyadı)
Bayan ……. : Fräulein …..(evlenmemiş kızın soyadı)
Tamam : Okay (okay)
Güzel! : schön (şö:n)
Tabii : natürlich (natürlih)
Harika! : wunderbar (vundığba:ğ)
Günaydın: Guten Morgen (gu:tın morgın)
İyi günler (tünaydın ) : Guten Tag (gu:tın ta:g)
İyi akşamlar : Guten Abend (gu:tın abınt)
İyi geceler : Gute Nacht (gu:tı naht)
Nasılsınız? : Wie geht es ihnen? (vi: ge:t es iğnın)
İyiyim, teşekkür ederim : Es geht mir gut, danke (es ge:t mir gu:t, dankı)
eh işte : Es geht (es ge:t)
Nasıl gidiyor? : Wie geht’s (vi ge:ts)
Fena değil : Nicht schleht (niht şleht)
Görüşmek üzere : Bis bald (bis balt)
Hoşçakalın : Auf Wiedersehen (auf vi:dırze:ın) (Allah’a ısmarladık,güle güle anlamında)
Hoşçakalın : Auf Wiederhören (auf vi:dırhö:rın)(telefonda ve radyoda kullanılır.)
Hoşçakal : Mach’s Gut (mahs gu:t)
bay bay : Tschüss (tçü:z)

RİSALE-İ NUR’DAN VECİZELER

Ömür sermayesi pek azdır. Lüzumlu işler pek çoktur.

İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gâyesi; Hâlık-ı Kâinat’ı tanımak ve O’na îmân edip ibâdet etmektir.

En bahtiyar odur ki : Dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya fedâ etmesin.

Hâlık-ı Rahmân’ın ibâdından istediği en mühim iş, şükürdür.

Amelinizde Rızâ-yı İlâhî olmalı. Eğer O râzı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.

Bu dünya fanidir. en büyük dava, baki olan alemi kazanmaktır. insanın i’tikadı sağlam olmazsa, davayı kaybeder.

Zalim izzetinde, mazlum zilletinde kalıp buradan göçüp gidiyorlar. Demek bir mahkeme-i kübraya bırakılıyor.

Sultan-ı kâinat birdir, her şey’in anahtarı O’nun yanında, her şeyin dizgini O’nun elindedir.

NAMAZIN EHEMMİYETİ NEDİR? TIKLA ÖĞRENİNSANIN EN BÜYÜK DAVASI NEDİR? TIKLA ÖĞRENLİSEDE GÖRDÜĞÜMÜZ DERSLER ALLAH’I BİZE NASIL TANITTIRIYOR? TIKLA ÖĞREN

Gençlik Rehberinde izah edildiği gibi, gençlik hiç şüphe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat’iyetinde, gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek. Eğer o fâni ve geçici gençliğini iffetle hayrata istikamet dairesinde sarf etse, onunla ebedî, bâki bir gençliği kazanacağını bütün semâvî fermanlar müjde veriyorlar.

Eğer sefahete sarf etse, nasıl ki bir dakika hiddet yüzünden bir katl, milyonlar dakika hapis cezasını çektirir; öyle de, gayr-ı meşru dairedeki gençlik keyifleri ve lezzetleri, âhiret mes’uliyetinden ve kabir azabından ve zevâlinden gelen teessüflerden ve günahlardan ve dünyevî mücâzâtlarından başka, aynı lezzet içinde o lezzetten ziyade elemler olduğunu aklı başında her genç tecrübeyle tasdik eder.
.
.
.
Eğer istikamet dairesinde gitse, gençlik gayet şirin ve güzel bir nimet-i İlâhiye ve tatlı ve kuvvetli bir vasıta-i hayrat olarak âhirette gayet parlak ve bâki bir gençlik netice vereceğini, başta Kur’ân olarak çok kat’î âyâtıyla bütün semâvî kitaplar ve fermanlar haber verip müjde ediyorlar. Madem hakikat budur. Ve madem helâl dairesi keyfe kâfidir. Ve madem haram dairesindeki bir saat lezzet, bazan bir sene ve on sene hapis cezasını çektirir. Elbette, gençlik nimetine bir şükür olarak, o tatlı nimeti iffette, istikamette sarf etmek lâzım ve elzemdir.

2 Tem, 2018

Almanca Alışverişte kullanılan cümleler

Almanca GENEL KONUŞMA KALIPLARI (PRAKTISCHER SPRACHFÜHRER)

Alışverişte kullanılan Almanca cümleler, Almanca alışveriş cümleleri

Wer bedient hier?
Buraya kim bakıyor?

Haben sie Wolle Hemden?
Yün gömlekleriniz var mı?

Kann ich Ihre Pullover ansehen?
Kazaklarınızı görebilir miyim?

Kann ich die Strümpfe ansehen?
Çoraplarınızı görebilir miyim?

Darf ich das Hemd im Schaufenster ansehen?
Vitrindeki gömleğe bir bakabilir miyim?

Ich möchte ein kurzarmiges Hemd.
Kısa kollu bir gömlek istiyorum.

Haben sie etwas besseres?
Daha iyi bir şey var mı?

Ich möchte ein Paar Schuhe.
Bir çift ayakkabı istiyorum.

Wo ist Ihre Damenabteilung?
Kadın reyonu nerede?

Wo ist Ihre Herrenabteilung?
Erkek reyonu nerede?

Gibt es noch billigeres?
Daha ucuzu var mı?

Haben Sie noch teueres?
Daha pahalısı var mı?

Welche Modelle Rocken haben Sie?
Hangi model etekleriniz var?

Ich möchte ein kleines Wörterbuch kaufen.
Küçük bir sözlük satın almak istiyorum.

Wo kann ich die Wollhosen finden?
Yün pantolonları nereden bulabilirim?

Ich suche etwas besonderes.
Özel birşey arıyorum.

Was möchten Sie?
Ne istiyorsunuz?

Was möchten Sie kaufen?
Ne almak istiyorsunuz?

Kann ich Ihnen helfen?
Size yardımcı olabilir miyim?

Wo ist die Kasse?
Kasa nerede?

Danke schön,nur schaue ich.
Tesekkürler, sadece bakıyorum.

Soll ich Später wieder kommen ?
Sonra mı geleyim?

Ich nehme den Tee.
Ben çayı alıyorum.

Wunderschöner Tag!
Şahane bir gün!

Ich muss da lang.
benim bu tarafa gitmem lazım.

Versuchen Sie mich am Telefon zu kriegen.
Beni telefonda bulmaya çalışın.

Ich muss Arbeiten.
Çalışmam lazım.

Biss dann..
Sonra görüşmek üzere..

Ich habe dein Rat ignoriert.
Senin nasihatini dinlemedim.

Sind sie jetzt Zufrieden?
Şimdi memnun musunuz?

Ist das wirklich nötig?
Bu gerçekten gerekli mi?

Mir geht es gut denke ich.
Düşünüyorum, herhalde iyiyim.

So schlimm war es doch gar nicht?
O kadar kötü değildi, değil mi?

So fühlt sich das an..
Böyle hissediliyor bu..

Sie sieht sehr Glücklich aus.
Çok mutlu görünüyor.

RİSALE-İ NUR’DAN VECİZELER

Ömür sermayesi pek azdır. Lüzumlu işler pek çoktur.

İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gâyesi; Hâlık-ı Kâinat’ı tanımak ve O’na îmân edip ibâdet etmektir.

En bahtiyar odur ki : Dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya fedâ etmesin.

Hâlık-ı Rahmân’ın ibâdından istediği en mühim iş, şükürdür.

Amelinizde Rızâ-yı İlâhî olmalı. Eğer O râzı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.

Bu dünya fanidir. en büyük dava, baki olan alemi kazanmaktır. insanın i’tikadı sağlam olmazsa, davayı kaybeder.

Zalim izzetinde, mazlum zilletinde kalıp buradan göçüp gidiyorlar. Demek bir mahkeme-i kübraya bırakılıyor.

Sultan-ı kâinat birdir, her şey’in anahtarı O’nun yanında, her şeyin dizgini O’nun elindedir.

NAMAZIN EHEMMİYETİ NEDİR? TIKLA ÖĞREN

İNSANIN EN BÜYÜK DAVASI NEDİR? TIKLA ÖĞREN

LİSEDE GÖRDÜĞÜMÜZ DERSLER ALLAH’I BİZE NASIL TANITTIRIYOR? TIKLA ÖĞREN

Gençlik Rehberinde izah edildiği gibi, gençlik hiç şüphe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat’iyetinde, gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek. Eğer o fâni ve geçici gençliğini iffetle hayrata istikamet dairesinde sarf etse, onunla ebedî, bâki bir gençliği kazanacağını bütün semâvî fermanlar müjde veriyorlar.

Eğer sefahete sarf etse, nasıl ki bir dakika hiddet yüzünden bir katl, milyonlar dakika hapis cezasını çektirir; öyle de, gayr-ı meşru dairedeki gençlik keyifleri ve lezzetleri, âhiret mes’uliyetinden ve kabir azabından ve zevâlinden gelen teessüflerden ve günahlardan ve dünyevî mücâzâtlarından başka, aynı lezzet içinde o lezzetten ziyade elemler olduğunu aklı başında her genç tecrübeyle tasdik eder.
.
.
.
Eğer istikamet dairesinde gitse, gençlik gayet şirin ve güzel bir nimet-i İlâhiye ve tatlı ve kuvvetli bir vasıta-i hayrat olarak âhirette gayet parlak ve bâki bir gençlik netice vereceğini, başta Kur’ân olarak çok kat’î âyâtıyla bütün semâvî kitaplar ve fermanlar haber verip müjde ediyorlar. Madem hakikat budur. Ve madem helâl dairesi keyfe kâfidir. Ve madem haram dairesindeki bir saat lezzet, bazan bir sene ve on sene hapis cezasını çektirir. Elbette, gençlik nimetine bir şükür olarak, o tatlı nimeti iffette, istikamette sarf etmek lâzım ve elzemdir.

2 Tem, 2018

Almanca Genel Konuşma Kalıpları, Almanca soru kelimeleri ve cümleleri

ALMANCA GENEL KONUŞMA KALIPLARI (PRAKTISCHER SPRACHFÜHRER)

Almanca soru kelimeleri, Almanca soru cümleleri

Was? —- Ne?

Wann? ———- Ne zaman?

Wo? —– Nerede?

Wohin? ——– Nereye?

Woher? ——— Nereden?

Wieviel? ——– Ne kadar (ya da kaç?)

Warum nicht? ——- Neden olmasın?

Wie? ———– Nasıl?

Welcher? ——- Hangi?

Wer? ———– Kim?

ich habe Angst. — Ben korkuyorum.

ich habe Hunger. — Benim karnım aç.

ich haber Kummer. — Üzüntülüyüm.

ich habe keine Langeweile. — Ben sıkılmıyorum.

Haben Sie Zeit? — Vaktiniz var mı?

Ich habe keine Zeit. — Vaktim yok.

Ich habe kein Geld. — Param yok.

Verzeihung (yada) Entschuldigen Sie.. — Afedersiniz, özür dilerim, pardon..

Bitte —Lütfen.

ich danke für Ihre Mühe. — Zahmetinize teşekkür ederim.

Schade! — Yazık!

Gute Besserung. — Geçmiş olsun.

Guten Appetit — Afiyet olsun.

Prosit (yada) Auf Ihr Wohl.. — Şerefinize..

Ich möchte mich untersuchen lassen.
Muayene olmak istiyorum.

Soll ich warten?
Bekleyeyim mi?

Wann wollen (sollen) wir kommen?
Ne zaman gelelim?

Wann soll ich kommen?
Ben ne zaman geleyim?

Ich möchte kommen.

Ben gelmek istiyorum.

Ich möchte auch mit kommen.
Ben de gelmek istiyorum.

Kommt (yada) kommen Sie.
Geliniz.

Sie möchten (mögen, sollen) kommen.
Gelsinler.

Komm (ya da) du sollst kommen.
Gel (ya da) sen gelicekmişsin.

Woher kommen sie? — Nereden geliyorsunuz?

Wem gehört dieses Auto? –Bu araba kimin?

Wo wohnen Sie? –Nerede oturuyorsunuz?

Wo Schaffen Sie? –Nerede calışıyorsunuz?

Was machen Sie? –Ne yapıyorsunuz?

Willst du Essen? –Yemek yer misin?

Willst du was trinken? –Birşey içmek ister misin?

Was machst du heute? –Bugün ne yapıyorsun?
Mit wem willst du am Abend ins Party gehen? –Akşam partiye kimle gidiyorsun?

Wie kann ich nach neuenhof gehen? –Neuenhof’a nasıl gidebilirim?

Wenn machen sie auf? –Kaçta açıyorsunuz?

Wo bin ich? –Ben neredeyim?

Kommst du von Arbeit? –Işten mi geliyorsun?

Hast du geld? –Paran var mı?

Haben sie eine Auto? –Arabanız var mı?

Gehst du in Ferien? –Tatile gidiyor musun?

Wohin gehst du? –Nereye gidiyorsun?

Warum kommen sie nicht? –Neden gelmiyorsunuz?

Warum sind sie nicht gekommen? –neden gelmediniz?

Fährtst du Auto? –Araba sürüyor musun?

Willst du musik hören? — Müzik dinlemek istermisin?

Was machst du morgen? –Yarın ne yapıyorsun?

Wollen sie rauchen? –Sigara içmek ister misin?

Ist das wahr? –Bu gerçek mi?

Wollen sie fernseh schauen? — Televizyon izlemek ister misiniz?

Das ist eine Tannenbaum? –Bu bir çamağacı mıdır?

Ist diese Hund männlich oder weiblich? –Bu köpek erkek mi dişi mi?

RİSALE-İ NUR’DAN VECİZELER

Ömür sermayesi pek azdır. Lüzumlu işler pek çoktur.

İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gâyesi; Hâlık-ı Kâinat’ı tanımak ve O’na îmân edip ibâdet etmektir.

En bahtiyar odur ki : Dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya fedâ etmesin.

Hâlık-ı Rahmân’ın ibâdından istediği en mühim iş, şükürdür.

Amelinizde Rızâ-yı İlâhî olmalı. Eğer O râzı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.

Bu dünya fanidir. en büyük dava, baki olan alemi kazanmaktır. insanın i’tikadı sağlam olmazsa, davayı kaybeder.

Zalim izzetinde, mazlum zilletinde kalıp buradan göçüp gidiyorlar. Demek bir mahkeme-i kübraya bırakılıyor.

Sultan-ı kâinat birdir, her şey’in anahtarı O’nun yanında, her şeyin dizgini O’nun elindedir.

NAMAZIN EHEMMİYETİ NEDİR? TIKLA ÖĞREN

İNSANIN EN BÜYÜK DAVASI NEDİR? TIKLA ÖĞREN

LİSEDE GÖRDÜĞÜMÜZ DERSLER ALLAH’I BİZE NASIL TANITTIRIYOR? TIKLA ÖĞREN

Gençlik Rehberinde izah edildiği gibi, gençlik hiç şüphe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat’iyetinde, gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek. Eğer o fâni ve geçici gençliğini iffetle hayrata istikamet dairesinde sarf etse, onunla ebedî, bâki bir gençliği kazanacağını bütün semâvî fermanlar müjde veriyorlar.

Eğer sefahete sarf etse, nasıl ki bir dakika hiddet yüzünden bir katl, milyonlar dakika hapis cezasını çektirir; öyle de, gayr-ı meşru dairedeki gençlik keyifleri ve lezzetleri, âhiret mes’uliyetinden ve kabir azabından ve zevâlinden gelen teessüflerden ve günahlardan ve dünyevî mücâzâtlarından başka, aynı lezzet içinde o lezzetten ziyade elemler olduğunu aklı başında her genç tecrübeyle tasdik eder.
.
.
.
Eğer istikamet dairesinde gitse, gençlik gayet şirin ve güzel bir nimet-i İlâhiye ve tatlı ve kuvvetli bir vasıta-i hayrat olarak âhirette gayet parlak ve bâki bir gençlik netice vereceğini, başta Kur’ân olarak çok kat’î âyâtıyla bütün semâvî kitaplar ve fermanlar haber verip müjde ediyorlar. Madem hakikat budur. Ve madem helâl dairesi keyfe kâfidir. Ve madem haram dairesindeki bir saat lezzet, bazan bir sene ve on sene hapis cezasını çektirir. Elbette, gençlik nimetine bir şükür olarak, o tatlı nimeti iffette, istikamette sarf etmek lâzım ve elzemdir.

2 Tem, 2018

Almanca Genel Konuşma Kalıpları, Almanca Praktischer Sprachführer

GENEL KONUŞMA KALIPLARI (PRAKTISCHER SPRACHFÜHRER)

Almanca tanışma cümleleri, Almanca selamlaşma tanışma cümleleri, Almanca vedalaşma cümleleri.

Haben Sie verstanden? – Anladınız mı?

Ich habe nicht verstanden – Anlamadım

Hast du verstanden? – Anladın mı?

Frag nicht mich – Bana sorma

Fragen Sie nicht mich – Bana sormayın

Du fragst viel – Çok soruyorsun

Sie fragen viel – Çok soruyorsunuz

Ich bin müde – Yorgunum

Sprich langsam – Yavaş konuş

Sprechen Sie langsam – Yavaş konuşun

Lass mich in Ruhe! – Beni rahat bırak!

Lassen Sie mich in Ruhe – Beni rahat bırakın

Ich weiss (es) nicht – Bilmiyorum

Ich habe nicht zugehört – Dinlemedim

Was geht`s dich an – Sana ne!

Was geht`s Sie an – Size ne!

Was heisst (das) auf Türkisch? (….) Türkçe’si ne?

Was heisst (das) auf Deutsch? (…..) Almanca’sı ne?

Wiederhole – Tekrarla

Wiederholen Sie – Tekrarlayın

Ich habe Geld = (Benim) param var

Ich habe kein Geld = (Benim) param yok

Im Laden gibt es Brot = Bakkalda ekmek var

Wann gibt es einen Zug nach Istanbul? = Istanbul’a ne zaman tren var?

Heute gibt es keinen Zug nach Istanbul. = Bugün Istanbul’a tren yok.

Wie geht es? = Ne var ne yok? yada ( Was gibt es, was gibt es nicht)

Es eilt nicht. = Acelesi yok.

Das taugt nichts. = Bunda iş yok.

Haben Sie ein freies Zimmer? (Boş bir odanız var mı?)

Ja wir haben. Was für ein Zimmer möchten Sie? (Evet var,nasıl bir oda istiyorsunuz?

Ein Einzelzimmer für ein Person. (Tek kişilik bir oda)

Wir haben kein Einzelzimmer aber wir haben ein Doppelzimmer. (Tek kişilik odamız yok ama çift kişilik odamız var.)

Was kostet der Zimmer pro Nacht? (Odanın geceliği ne kadar?)

Kann ich das Zimmer sehen? (Odayı görebilir miyim?)

Natürlich, bitte folgen Sie mir (Tabiki, lütfen beni takip edin)

Wie lange werden Sie bleiben? (Ne kadar kalacaksınız?)
Eine Woche (Bir hafta)